LaxafiberPro1

Prebiyotik Lif ve Probiyotik Mikroorganizma içeren
Takviye Edici Gıda

Bileşenler: Polidekstroz (%91,7), Probiyotik Mikroorganizma Karışımı (%8,3) (Streptococcus thermophilus, Bifidobacterium spp:(Bifidobacterium bifidum, Bifidobacterium longum, Bifidobacterium infantis), Lactobacillus acidophilus, Lactobacillus bulgaricus, Lactobacillus helveticus).
** (Probiyotik mikroorganizmalar süt bazlı besi yerinde üretilmiştir)

Kullanma Talimatı: Tavsiye edilen günlük alım dozu günde 2 defa 2 saşedir. Saşe içeriğinin ılık veya soğuk her türlü içecek veya yiyecekle karıştırılarak iki öğün arasında, bol sıvı ile tüketilmesi önerilir. Tavsiye edilen günlük alım dozunu aşmayın.

Laxafiber pro 1 kullanım tablosu
Uyarılar / Önlemler: Hastalıkların önlenmesi ve tedavi edilmesi amacıyla kullanılmaz. Takviye edici gıdalar normal beslenmenin yerine geçemez. Hamilelik ve emzirme dönemi ile hastalık veya ilaç kullanılması durumlarında doktorunuza danışın. Açılan saşeyi hemen tüketin, bekletmeyin. Saşe açıldıktan sonra bekletilirse toz halindeki saşe içeriği, havadaki nemin etkisiyle form değiştirip, sertleşebilir.

Saklama Koşulları: Işık almayan serin ve kuru bir yerde, ambalajı içinde muhafaza edin. Çocukların ulaşamayacağı yerde saklayın.

Alerjen Bilgisi: İçerdiği probiyotik mikroorganizmalar süt bazlı besi yerinde üretilmiştir. Laktoz ve süt proteini içerebilir.
Tavsiye Edilen Tüketim tarihi (TETT): Kutunun üstündedir.
Menşe Ülke: Bulgaristan 
Üretici Firma: Kendy Ltd. 101 Sofia Street, 1320 Bankya, Bulgaristan 
İthalatçı Firma: Birpharma Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. Teşvikiye Mahallesi Sezai Selek Sokak No: 17/4 Şişli-İstanbul – Türkiye. 
Takviye Edici Gıda Onay No: 000051-09.09.2014
Net: 72 gr (2,4 x 30)


LaxafiberPro1 “takviye edici gıda”dır. İlaç değildir. Bileşiminde prebiyotik lif ve probiyotik mikroorganizmalar vardır. Sürdürülen beslenmenin prebiyotik lif ve probiyotik mikroorganizmalar açısından desteklenmesi amacıyla üretilmiştir.
Sürdürülen beslenme, prebiyotik lif içeriği açısından yetersiz olduğunda veya birey sürekli işlenmiş gıda tükettiği için probiyotik kaynağı olarak sağlıklı kaynak besinler tüketmediğinde kullanılmalıdır.
Normal diyette lif kaynağı sebze, meyve, tahıl ve baklagillerdir. Sürdürülen beslenme ile lif kaynağı olan besin gruplarından yeteri kadar tüketilmediği durumda günlük lif ihtiyacı karşılanamaz. Çocuk ve erişkinlerin günlük lif ihtiyaçlarının ancak yarısını normal beslenmeleri yoluyla aldıkları gösterilmiştir. Bu nedenle günlük ihtiyacın çok altında lif tüketildiği kabul edilir. Bu durumda lifin takviye edici gıda olarak alınması önerilir. Ortalama erişkin diyeti günde 14 - 15 gr lif içerir. Günlük lif ihtiyacı ve önerilen miktarlar ise bunun çok üstündedir (25 g).
Sürdürülen beslenme ile sürekli olarak işlenmiş ve ısıl işlem görmüş ürünleri ve gıdaları tüketenlerde probiyotik alımı da yetersiz olur. Probiyotikler ise, hem kalın bağırsak sağlığını hem de immün sistem fonksiyonlarını destekler.
LaxafiberPro1, probiyotik mikroorganizmalar içerdiği için, sıcak yiyecek ve içecek içine karıştırılmamalıdır. Ilık veya soğuk yiyecek ve içecek içine karıştırılarak iki öğün arasında tüketilmelidir. Eğer birey iki öğün arasında değil de öğün sırasında tüketmeyi tercih ediyorsa, sıcak olmamak koşulu ile öğünlerinde de tüketebilir.
LaxafiberPro1 içeriğinde yer alan probiyotik mikroorganizmalar, normal sağlıklı bir bireyin bağırsağında normal koşullarda bulunan yedi doğal bakteri ailesine aittir. Bu nedenle ürün, içerdiği probiyotik mikroorganizmalarla bağırsaktaki doğal ve sağlıklı fizyolojik ortamı güçlü bir şekilde destekler.
LaxafiberPro1’in içeriğinde yer alan polidekstroz, düşük kalorili olup (1kcal/gr), glisemik cevabı da düşüktür. Bu nedenle LaxafiberPro1, şeker hastaları tarafından da tüketilebilir.
LaxafiberPro1 bileşiminde prebiyotik lif olarak polidekstroz bulunur. Polidekstroz, düşük kalorili olup (1kcal/gr), glisemik cevabı da düşüktür. Şeker hastaları tarafından da tüketilebilir.
LaxafiberPro1 laktoz içermez. Bu nedenle laktoz entoleransı olanlar tarafından kullanılabilir.
Gluten içermez. Çölyak hastaları tarafından da kullanılabilir.
Fenilalanin içermez. Fenilketonüri hastaları tarafından da kullanılabilir.
Hayır, LaxafiberPro1 bileşiminde koruyucu yoktur.
Hayır, LaxafiberPro1 bileşiminde aroma yoktur.
LaxafiberPro1, sadece eczanelerde satılır. Online olarak da internet sitemizden temin edilebilir.
Sindirim Sisteminin Normal Fonksiyonları

Vücutta pek çok organ ve bunların birlikte oluşturduğu sistemler vardır. Sistemler içinde yer alan organların her birinin kendilerine özgü fonksiyonları olsa da bu fonksiyonlar o organın içinde yer aldığı sistemin genel fonksiyonları arasındadır. Bu sistemlerden biri de mide-bağırsak sistemidir. Mide-bağırsak sistemi diğer bir ifadeyle sindirim sistemi, beslenme ile en yakından ilgili olan sistemdir. Sindirim sistemi, besinlerin vücuda alınmasını, sindirilmesini, emilmesini ve artıkların da atılmasını sağlar. Sağlıklı beslenme sindirim sisteminin sağlıklı çalışması ile mümkün olur.

Sindirim Sisteminin Görevi: Sindirim sistemi, ağız yoluyla alınan besinlerden enerji ve besin yapı taşları çıkarmak için çalışır. Bu süreçte ilk aşama, alınan besinlerin parçalanmasıdır. İkinci aşama ise, besinlerin emilebilecek kadar küçük parçacıklara dönüştürülmesi için çok sayıda enzimlerle karıştırılmasıdır. Üçüncü aşamada ise parçalanmış besin yapı taşları emilir. Dördüncü aşamada ise emilmeyen besin artıkları dışkı olarak vücuttan uzaklaştırılır.

Sindirim Sisteminin Yapısı ve Organları: Sindirim sistemi basit olarak ağızda başlayıp anüste sonlanan uzun bir tüp şeklinde düşünülebilecek bir sindirim kanalı ve bununla irtibatta bulunan salgı bezlerinden oluşur. Bu yapının bazı bölgeleri yiyeceklerin taşınmasından (ağız ve yemek borusu), bir kısmı depo edilmesinden (mide ve kalın bağırsak), bir bölümü de esas olarak sindirim ve emiliminden (ince ve kalın bağırsak) sorumludur. 
Sindirim kanalı içinde ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince bağırsak ve kalın bağırsak bulunur. Sindirim sisteminde sindirim kanalına dahil olmayan ancak sindirim sistemi ile ilişkili yapılar da vardır. Bunlar dişler, dudaklar, çeneler, tükürük bezleridir. 
Pankreas, karaciğer, safra kesesi ise, sindirim kanalı ile irtibatta olan ve sindirimi, emilimi mümkün kılan sindirim sıvısının bileşenlerini salgılarlar.

Sindirim Sistemi Fonksiyonları: Sindirim sisteminin başlıca fonksiyonları 4 grupta düşünülür.

- Motilite: Besinlerin küçük parçalara bölünmesini (parçalanmasını), karıştırılmasını ve ileriye doğru iletilmesini sağlayan kas aktivitesidir.
- Salgılama: Besinlerin daha küçük parçacıklarına ve yapı taşlarına bölünmesini mümkün kılan sindirim sıvısının salgılanmasıdır.
- Sindirim: Büyük besin parçalarının sindirim kanalında mekanik ve kimyasal olarak daha küçük partiküllere ayrılmasıdır. Sindirim fonksiyonu ağızda başlar, midede devam eder ve ince bağırsakta sonlanır.

- Emilim: Küçük partiküllerin kana ve lenf sıvısına geçişidir. Diğer bir ifadeyle küçük besin moleküllerinin ince bağırsaklardan kana ve lenf dolaşımına geçmesidir.

Besinlerin Parçalanması: Mekanik parçalanma ve Kimyasal parçalanma olmak üzere başlıca iki yolla gerçekleşir.
Mekanik parçalanma ağızda dişler ve tükürük bezlerinin salgısı olan pityalin etkisi ile başlar. Besin ağza alındığında başlayan besinlerin parçalanması tamamlanınca, yutularak yemek borusuna geçer. Midenin kasılma-çalkalama hareketleri ile devam eder.
Kimyasal parçalanma ise midenin, karaciğerin, ince bağırsağın ve pankreasın salgıladığı bazı enzimler (sindirim sıvısı içinde yer alırlar) aracılığı ile yapılır. Sindirim enzimleri olarak adlandırılan bu maddeler besinlerin yapısında bulunan karbohidrat, protein ve yağları kolayca emilebilecek büyüklükte küçük moleküllere(yapı taşlarına) parçalar. Mekanik ve kimyasal (enzimatik) parçalanma sonucu oluşan besin yapı taşları da ince bağırsaktan kana geçer.

Midede Sindirim ve Midenin Boşalması (acıkma): Yiyecekler ağızdan mideye özofagus aracılığı ile ulaşır. Yemek yeme hızı midedeki sindirim hızından çok daha fazladır. Bu nedenle mide, sindirim sisteminde depo görevi yapacak şekilde özelleşmiştir. Ancak bir yandan da mide, salgıları ile midenin kasılması ve besinleri çalkalaması ile daha küçük parçalara ayırmaya da devam eder. İnsanlarda mide sıvısı asit özelliktedir. Yiyeceklerin, midede karıştırılıp, sulandırılması ve parçalanması sonucu oluşan içeriğe kimus adı verilir. Kimus yapısına dönüşen midede parçalanmış besinler midenin son bölümüne gelince mideden ince bağırsağın ilk bölümüne geçmeye de başlar. Midede oluşan kimus tümüyle ince bağırsağa geçince mide boşalır ve açlık hissi oluşur. Midenin boşalması acıkma olarak algılanır. Besinlerin mideden sonra da sindirimine devam edilebilmesi için midedeki süreci tamamlayıp ince bağırsağa geçmesi şarttır. Mide boşalması açlık - tokluk üzerinde önemlidir.

Mide Boşalmasının (acıkmanın) Önemi: Bazı çocuklar ve erişkinlerin mide boşalma süresi değişkenlik gösterebilir. Kimi daha sık acıkırken kiminin acıkması daha uzun süre ister. Mide boşalması geç olan bireyler geç acıkırlar, kolay acıkamazlar. Bu nedenle de öğün saatlerinde henüz acıkmamış olacakları için yemek istemezler. Yemek yeseler bile hemen doyarlar. Bu durum sıklıkla iştahsızlık olarak algılanır; davranışsal ve/veya büyüme sorunlarına neden olabilir.

İnce Bağırsakta Sindirim: İnce bağırsak görevsel olarak üç bölümden oluşur. İlk bölümünde pankreas ve safra kesesinden gelen enzimlerin kimus ile karışımı sağlanarak sindirimin kalan bölümü tamamlanır. İkinci bölümü, yaklaşık 2.5 metre uzunluğundadır. Sindirim ve emilim görevleri vardır. Son bölümü ise yaklaşık 3.5 metredir. Emilimin büyük bir bölümü gerçekleştirilir. Kimus midede 1-3 saat kaldıktan sonra ince bağırsaklara geçer. Kimus ince bağırsaklarda kas kasılmalarıyla daha da karıştırılır. Kimus ince bağırsaklarda 1-6 saat kalır. İnce bağırsaklarda karbonhidrat ve protein sindirimi tamamlanır, yağ sindiriminin büyük bir bölümü gerçekleşir. Sindirimi tamamlanmış moleküller kan ve lenf dolaşımına verilmek üzere yine ince bağırsak tarafından emilirler.

Kalın Bağırsakta Sindirim ve Dışkılama: Kimus ince bağırsakları terk ettiği zaman sindirim tamamlanmış olur ve kimus kalın bağırsaklara geçer. Kalın bağırsaklarda sıvı halindeki kimustan başlıca su ve tuzlar ve de vitaminlerinin bazıları geri emilir. Böylece, bağırsak içeriği sıvı kaybederek katılaşır. Kalın bağırsaklarda Vit K ve B12 nin sentezinde rol alan faydalı bakteriler vardır. Bu canlı veya ölü bakteriler kuru dışkının % 20-25 ‘ini oluştururlar. Bu bakteriler intestinal gazları da oluştururlar. Sindirim sisteminin son ürünü dışkıdır. Günde yaklaşık 150 gr dışkı vücuttan atılır. Dışkılama istemli ve istemsiz kontrol altındadır. Normalde boş olan kalın bağırsağın son kısmı, dışkı ile dolunca gerilir. Bu gerilme refleks olarak anüsteki düz kas yapısının gevşemesini ve kasılma hareketlerini uyarır. Dışkılama ihtiyacı ortaya çıkar ve bu dışkılama ihtiyacı beyne iletilir. Birey eğer durumun dışkılama için uygun olmadığını düşünürse, dışkılamayı durdurabilir. Kalın bağırsağın son kısmı hala dışkıyla dolu olduğu halde dışkılama ihtiyacı kaybolur. Dışkılamak istendiği zaman ise ıkınarak karın içi basıncı arttırılır ve anüs gevşeyerek dışkının atılması sağlanır.

Dışkılamanın Önemi: Normal koşullarda yemek yiyerek başlanan beslenme dışkılama ile son bulur. Dışkılama ritmi de çocuklarda ve erişkinlerde değişkenlik gösterir. Kimi sağlıklı birey daha sık dışkılarken kimi sağlıklı birey de daha seyrek dışkılar. Seyrek dışkılamanın getirdiği bazı sıkıntıları da yaşayabilir.
ALLERfree Bisküvi, yumurta içermez. Bu nedenle yumurta alerjisi olan bireyler tarafından tüketilebilir.
Probiyotikler

1965'de "bir mikroorganizma tarafından salgılanan ve diğer bir mikroorganizmanın üremesini uyaran, kolaylaştıran madde" olarak tanımlanan probiyotikler yıllar içinde gerçekleşen bilimsel çalışmalar sonucunda önce "bağırsaktaki mikrobiyal dengeye katkıda bulunan organizmalar veya maddeler" ve daha sonra da "sağlığa katkıda bulunan canlı mikrobiyal besin içeriği" olarak tanımlanmıştır. Ancak son zamanlarda gerçekleştirilen bazı hayvan deneylerinden elde edilen bilgiler doğrultusunda, canlı olmayan bakteriler ve hatta sadece bakteri DNA'sı ile de bazı probiyotik etkiler elde etmek mümkündür. Bu nedenle tanım günümüzde biraz daha farklılaşmıştır. Konakçının sağlığına ve iyilik haline olumlu katkıda bulunan canlı mikroplar veya mikrop hücrelerinin bazı bileşenlerinden bahis edilmektedir.

Probiyotikler
Lactobacillus

Lactobacillus, normalde bağırsaklarda yerleşik olan bir bakteri ailesinin ismidir. Lactobacillus ailesine mensup çok sayıda lactobasillus suşu (cinsi) vardır. Lactobacillus ailesi insan sağlığı için dost bakterilerdendir. Lactobacillus acidophilus (L. Acidophilus) probiyotik içeren takviye dici gıdalar içinde en sık kullanılan bakteridir (mikroorganizmadır). Mide bağırsak sistemi, üriner sistem ve genital sistemde herhangi bir hastalığa yol açmadan yerleşik olarak bulunurlar. İnsan bağırsağında normal olarak çok sayıda bulunur. Bağırsaklardaki dost bakterilerin en başta gelenidir. Hastalık yapan bakterileri yok etmek üzere vücudun immün sisteminin bir parçası olarak çalışırlar.

Lactobacillus bakterileri alınan besinleri bağırsakta parçalar, laktik asit ve hidrojen peroksit gibi maddeler açığa çıkar. Bu maddelerin etkisi ile hastalık yapan bakterilerin bağırsakta yaşaması zorlaşır. Probiyotik mikroorganizma içeren takviye edici gıdalar, sıklıkla antibiyotiklerin etkisi ile harap olan dost bakterileri takviye etmek amacıyla antibiyotik tedavisi altında iken kullanılır. Antibiyotik kullanımı sırasında antibiyotik etkisi ile düşman bakteriler gibi dost bakteriler de ölürler. Bağırsaktaki denge bozulur. Dost ve düşman (hastalığa neden olan bakteriler) arasındaki bu dengeyi dost bakteriler lehine çevirmek amaçlanır.

Probiyotik içeren takviye edici gıdalarda sıklıkla bulunan iki bakteri ailesinden birine mensupturlar. Dost bakteri olarak adlandırılırlar. Bağırsakta normal olarak bulunduğu gibi dışarıdan da takviye edici gıdalar ile alınırlar ve bağırsakta normal dost bakteri topluluğunu desteklerler. Besinlerin parçalanmasında, düşman bakterilerle canlının mücadelesinde önemlidirler. Bu nedenle normal immün sistem içinde değerlendirilirler. Bağırsak sağlığını desteklerler.

Uyarılar: Lactobacillus genel olarak güvenlidir. Nadiren gaz, ishal veya midede huzursuzluk yaratabilir. Gebelikte ve emziklilik döneminde kullanımı güvenli olmakla birlikte, kullanmadan önce mutlaka hekiminize danışınız. İmmün sistemi baskılayan ilaç kullananlar, kemoterapi veya radyoterapi alanlar ve yapay kalp kapağı olanlar, mutlaka önce doktorlarına danışmalıdırlar.

İlaç etkileşimleri: Bir araştırma, L. Acidophilus’un sulfasalazine metabolizmasını hızlandırdığını göstermiştir. Bu ilaç ülseratif kolit tedavisinde kullanılır. Doktorunuza danışınız. Antibiyotikler, acidophilus bakterilerini öldürür. Bu nedenle antibiyotiği, probiyotik içeren takviye edici gıdadan iki saat önce veya sonra alınız.
Bilinen bir etkileşimi yoktur.
• Antibiyotik tedavisi sırasında harap olan normal bağırsak florasını desteklemek amacıyla,
• Bağırsak sağlığını desteklemek amacıyla,
• Bağırsak alışkanlıklarının ve düzeninin desteklenmesi amacıyla,
• İmmün sistemi desteklemek amacıyla, kullanımlarıyla ilgili tıp literatüründe çok sayıda araştırma mevcuttur.
Başlıca kaynak yoğurttur.
Karın ağrısı, gaz, şişkinlik, ishal, yorgunluk, kilo kaybı, büyüme geriliği en sık görülen belirtileridir. Bazen çölyak hastalığı tek bir belirtiyle tanımlanır. Demir eksikliği, kabızlık ve büyüme geriliği örnek olarak verilebilir.
Acidophilus, Acidophilus Bifidus, Acidophilus Lactobacillus, L. Acidophilus, L. Amylovorus, L. Brevis, L. Bulgaricus, L. Casei Immunitas, L. Casei, L. Crispatus, L. Delbrueckii, L. Fermentum, L. Gallinarum, L. Helveticus, L. Johnsonii, L. Johnsonii LC-1, L. Lactis, L. Plantarum, L. Reuteri, L. Rhamnosus, L. Salivarius, L. Sporogenes, Lacto Bacillus, Lactobacille, Lactobacilli, Lactobacilli Acidophilus, Lactobacilli Bulgaricus, Lactobacilli Plantarum, Lactobacilli Rhamnosus, Lactobacilli Salivarium, Lactobacillus acidophilus, Lactobacillus amylovorus, Lactobacillus brevis, Lactobacillus bulgaricus, Lactobacillus casei, Lactobacillus casei sp. rhamnosus, Lactobacillus crispatus, Lactobacillus delbrueckii, Lactobacillus delbrueckii ssp. bulgaricus, Lactobacillus fermentum, Lactobacillus gallinarum, Lactobacillus Gasseri, Lactobacillus GG, Lactobacillus Helveticus, Lactobacillus johnsonii, Lactobacillus Lactis, Lactobacillus Paracasei, Lactobacillus plantarum, Lactobacillus reuteri, Lactobacillus Rhamnosus GG, Lactobacillus rhamnosus, Lactobacillus sakei, Lactobacillus Salivarium, Lactobacillus salivarius, Lactobacillus sporogenes, Lactobacilo, Lactospores.
Bifidobacterium

Bifidobacterium bakterileri normalde bağırsaklarda yerleşik olan bir bakteri ailesinin ismidir. Lactobacillus ailesine mensup çok sayıda lactobasillus suşu (cinsi) vardır. Bifidobacterium ailesi insan sağlığı için dost bakterilerdendir. Ayrıca, vajina ve ağızda da normal yerleşik bakteri olarak bulunurlar. Kalın bağırsak florası (flora=sağlıklı koşullarda yerleşik normal bakteri topluluğu) içerisinde çok fazla sayıda bulunurlar ve kalın bağırsak bakterilerinin büyük çoğunluğunu oluştururlar.

Bazı bifidobacterium suşları probiyotik içeren takviye edici gıda takviyeleri içerisinde probiyotik olarak kullanılırlar. Genel olarak “laktik asit bakterileri” adıyla anılan bir grup bakter ailesine aittirler. 1960’dan önce genel olarak tümüne "Lactobacillus bifidus" adı verilirdi.

Bifidobacterium ailesine ait suşlar, bağırsaklarda mikrop dengesinin sağlanması ve desteklenmesi, patojen (düşman) mikropların ortadan kaldırılması ve yok edilmesi, lokal ve sistemik immün cevabın oluşturulması gibi çok önemli etkilere neden olurlar. Bifidobakterler, bağırsakta mukozal bariyerin desteklenmesinde de çok etkilidirler.

Probiyotik içeren takviye edici gıdalarda sıklıkla bulunan iki bakteri ailesinden birine mensupturlar. Dost bakkteri olarak adlandırılırlar. Bağırsakta normal olarak bulunduğu gibi dışarıdan da takviye edici gıdalar ile alınırlar ve bağırsakta normal dost bakteri topluluğunu desteklerler. Besinlerin parçalanmasında, düşman bakterilerle canlının mücadelesinde önemlidirler. Bu nedenle normal immün sistem içinde değerlendirilirler. Bağırsak sağlığını desteklerler.

Uyarılar: Bifidobacterium grubu mikroorganizmalar genel olarak erişkin ve çocuklarda güvenilirdirler. Bazılarında gaz ve gurultuya neden olabilirler. Gebelikte ve emziklilik döneminde kullanımı güvenli olmakla birlikte, kullanmadan önce mutlaka hekiminize danışınız. İmmün sistemi baskılayan ilaç kullananlar, kemoterapi veya radyoterapi alanlar ve yapay kalp kapağı olanlar, mutlaka önce doktorlarına danışmalıdırlar. İlaç etkileşimleri: Antibiyotikler, diğer bakteriler gibi bifidobacterium bakterilerini de öldürür. Bu nedenle antibiyotiği, probiyotik içeren takviye edici gıdadan iki saat önce veya sonra alınız.
Bilinen bir etkileşimi yoktur.
• Antibiyotik tedavisi sırasında harap olan normal bağırsak florasını desteklemek amacıyla,
• Bağırsak sağlığını desteklemek amacıyla,
• Bağırsak alışkanlıklarının ve düzeninin desteklenmesi amacıyla,
• İmmün sistemi desteklemek amacıyla, kullanımlarıyla ilgili tıp literatüründe çok sayıda araştırma mevcuttur.
Başlıca kaynak yoğurttur.
Karın ağrısı, gaz, şişkinlik, ishal, yorgunluk, kilo kaybı, büyüme geriliği en sık görülen belirtileridir. Bazen çölyak hastalığı tek bir belirtiyle tanımlanır. Demir eksikliği, kabızlık ve büyüme geriliği örnek olarak verilebilir.
Acidophilus, Acidophilus Bifidus, Acidophilus Lactobacillus, L. Acidophilus, L. Amylovorus, L. Brevis, L. Bulgaricus, L. Casei Immunitas, L. Casei, L. Crispatus, L. Delbrueckii, L. Fermentum, L. Gallinarum, L. Helveticus, L. Johnsonii, L. Johnsonii LC-1, L. Lactis, L. Plantarum, L. Reuteri, L. Rhamnosus, L. Salivarius, L. Sporogenes, Lacto Bacillus, Lactobacille, Lactobacilli, Lactobacilli Acidophilus, Lactobacilli Bulgaricus, Lactobacilli Plantarum, Lactobacilli Rhamnosus, Lactobacilli Salivarium, Lactobacillus acidophilus, Lactobacillus amylovorus, Lactobacillus brevis, Lactobacillus bulgaricus, Lactobacillus casei, Lactobacillus casei sp. rhamnosus, Lactobacillus crispatus, Lactobacillus delbrueckii, Lactobacillus delbrueckii ssp. bulgaricus, Lactobacillus fermentum, Lactobacillus gallinarum, Lactobacillus Gasseri, Lactobacillus GG, Lactobacillus Helveticus, Lactobacillus johnsonii, Lactobacillus Lactis, Lactobacillus Paracasei, Lactobacillus plantarum, Lactobacillus reuteri, Lactobacillus Rhamnosus GG, Lactobacillus rhamnosus, Lactobacillus sakei, Lactobacillus Salivarium, Lactobacillus salivarius, Lactobacillus sporogenes, Lactobacilo, Lactospores.