Kalsibon
Bileşenler: Su, Sukroz, Ortofosforik asidin kalsiyum tuzu (% 5.8) (Soya lesitini ile stabilize edilmiştir), Kıvam arttırıcı: Ksantan gam, Aroma verici: Muz aroması, Asitlik düzenleyici: Sitrik asit, Koruyucu: Potasyum sorbat, Koruyucu: Sodyum benzoat, Renklendirici: Kurkumin, Kolekalsiferol (% 0,009), Fitomenadion (% 0,004)

Kullanma Talimatı: Tavsiye edilen günlük alım dozu: 4-10 yaş grubu çocuklar için: Günde iki defa 1 porsiyon [1 tatlı kaşığı (5 mL)]. 11 yaş ve üzeri bireyler için: Günde bir defa 3 porsiyon [1 çorba kaşığı (15 mL)]. Kullanmadan önce şişeyi çalkalayınız.

Uyarılar / Önlemler: İlaç değildir. Hastalıkların önlenmesi ve tedavi edilmesi amacıyla kullanılmaz. Takviye edici gıdalar normal beslenmenin yerine geçemez. Hamilelik ve emzirme dönemi ile hastalık veya ilaç kullanılması durumlarında doktorunuza danışın. Güneş görmeyen yerde muhafaza edin. Çocukların ulaşamayacağı yerde saklayın. Açıldıktan sonra buzdolabında saklayın ve iki ay içinde tüketin.

Menşe Ülke: Polonya 
Üretici Firma: Laboratoria Natury Sp. z o.o., ul. Zawieprzycka 8D, 20-228 Lublin, Polonya
İthalatçı Firma: Birpharma Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. 
Teşvikiye Mah. Sezai Selek Sokak No: 17/4 Şişli – İstanbul – Türkiye
Takviye Edici Gıda Onay No: 000108-09.01.2015
Net: 150 ml

Kalsibon, “takviye edici gıda”dır. İlaç değildir. Sürdürülen beslenmeyi desteklemek üzere kalsiyum, fosfor, vitamin K ve vitamin D içerir. Normal kemik sağlığını desteklemek üzere, kemik sağlığı açısından önemli olduğu bilinen minerallerle (kalsiyum ve fosfor) ve vitaminlerle (vitamin K ve vitamin D) formüle edilmiştir.
Kalsibon, kalsiyum içeren sıvı takviye edici gıdadır. Sıvı olması nedeniyle önemlidir. Özellikle sürdürülen beslenme, kalsiyum ile desteklenmesi gerektiğinde kullanılır. Burada önemli olan bireyin sürdürdüğü beslenme ile özellikle günlük kalsiyum ihtiyacının ne kadarını almakta olduğudur. Eğer sağlıklı bir birey, sürdürdüğü beslenme ile günlük kalsiyum ihtiyacını karşılayamıyorsa, Kalsibon kullanılabilir.
Sürdürülen beslenme süt ve süt ürünlerinden yetersiz ise günlük kalsiyum alımı da yetersiz olur. Bilindiği gibi, süt ve süt ürünleri bilinen en zengin kalsiyum kaynaklarıdır. Yeşil yapraklı sebzelerin de kalsiyum içeriği diğer sebzelere göre daha yüksektir. Ancak, süt ve süt ürünleri ile karşılaştırıldığında aynı miktarda kalsiyum alımı için çok fazla miktarda sebzenin tüketilmesi gerekir. Özellikle çocukların bir kısmı süt ve süt ürünleri tüketmeyi sevmezler ve tüketmezler. Bu durumda Kalsibon, sürdürdükleri beslenmeyi kalsiyumdan zenginleştirmek, desteklemek amacıyla kullanılmalıdır. Kalsiyum, kemik ve diş sağlığı için çok önemli bir mineraldir. Bazı çocuklarda inek sütü alerjisi olduğu için bu çocuklar inek sütü içemez ve ürünlerini yiyemez. Bu durumda da sürdürülen beslenme kalsiyumdan fakirleşir. Günlük kalsiyum alımını desteklemek gerekir. Laktoz entoleransı olanlar da süt ve süt ürünlerini tüketemezler veya az miktarda tüketmek zorunda kalırlar. Günlük kalsiyum ihtiyaçlarının karşılanması için kalsiyum içeren takviye edici gıda kullanılması gerekir.
Kalsibon bileşiminde 100 mL içerisinde 40 g sukroz vardır. 4-10 yaş grubu için önerilen günlük doz olan 10 mL içerisinde 4 g; 11 yaş ve üzeri bireyleri için önerilen günlük doz olan 15 mL içerisinde ise 6 g sukroz bulunur. Şeker hastaları bu değerleri dikkate alarak kullanabilirler.
Kalsibon laktoz içermez. Bu nedenle laktoz entoleransı olanlar tarafından kullanılabilir. Özellikle de laktoz entoleransı olanlar, süt içemedikleri ve süt ürünleri tüketemedikleri için yetersiz kalsiyum alımı riski altındadır. Bu nedenle kalsiyum içeren takviye edici gıda kullanmaları kemik sağlığı yönünden önemlidir.
Kalsibon gluten içermez. Çölyak hastaları tarafından kullanılabilir.
Kalsibon protein içermez. Fenilalanin içermez. Fenilketonüri hastaları tarafından kullanılabilir.
Evet, Kalsibon bileşiminde koruyucu vardır.
Evet, Kalsibon bileşiminde muz aroması vardır.
Kalsibon bileşiminde yer alan trikalsiyum fosfat, soya lesitini ile stabilize edilmiştir. Soya, mevzuatta belirlenen ve etikette beyan edilmesi gereken alerjenler arasında yer aldığı için kutu üzerinde (etikette) koyu renkli ve italik olarak belirtilmiştir. Soya alerjisi soya proteinine karşıdır. Lesitin ise yağ fraksiyonunda yer alır. Lesitin normalde alerjen değildir. Ancak soya lesitini ayırılırken eser miktarda soya proteini bulaşı olabileceği ihtimali söz konusu olduğu için bu uyarı yapılmaktadır. Soya alerjisi olanlar tarafından kullanılmamalı veya doktorlarına danıştıktan sonra kullanılmalıdır.
Kalsibon, sadece eczanelerde satılır. Online olarak da internet sitemizden temin edilebilir.
Kalsiyum, Büyüme ve Beslenme

Doğumdan 18 yaşına kadar en önemli biyolojik süreç, büyümedir. Kalsiyum bu süreçte elzem bir mineraldir. Elzem olması, vücutta sentez edilmediği için diyetle alınmasını gerektirir. Kemikte minerallerin depolanması (kemik mineralizasyonu) çok önemli oranda ergenlik sürecinde gerçekleşir. Anne sütü ve biberon mamaları kalsiyumdan zengindir. Çocuk büyüdükçe kalsiyumdan zengin beslenmeye devam etmelidir. Ancak genellikle bu mümkün olmaz. Süt ve süt ürünleri tüketimi azalır. Süt ve süt ürünleri bilinen en zengin kalsiyum kaynağıdır. Bazı sebzelerde de kalsiyum olsa da hem çocukların sebze tüketimleri çok sınırlı ve yetersizdir; hem de normal sebze tüketimi ile alınabilecek kalsiyum miktarı sınırlıdır.

Kalsiyum kemik sağlığı
Yetersiz kalsiyum tüketimi çok yaygındır:
Dünya çapında yapılan araştırmalar tüm dünyada kalsiyum alımının (kalsiyumdan zengin besin tüketiminin) yetersiz olduğunu ortaya koymuştur. Bu hem çocuk beslenmesi için hem de ergen ve erişkin beslenmesi ile ilgili araştırmalarda belirlenen bir bilimsel gerçektir. Bu konuda toplum bilincini arttırmak, bilgilendirmek çok gereklidir. Yağlı yiyeceklerin sağlık açısından zararları konusunda toplum bilinci arttıkça kalsiyum alımı da azalmaktadır. Anne-babalar çocuklarına yağsız süt veya süt ürünü kullanmak yerine mevcut yağlı ürünleri daha az vermektedirler. Bu yanlış bir uygulamadır. Erişkin yaşlarda da durum farklı değildir. Yapılan çalışmalar ortalama kalsiyum alımının erkeklerde 871 - 1,266 mg/gün; kadınlarda ise 748 - 968 mg/gün olduğunu göstermiştir. En yetersiz kalsiyum alanlar, yaşları 9-13 ve 14-18 arasında değişen kızlar; yaşları 51-70 arasında değişen kadınlar ve 70 yaşından sonra hem erkek hem kadınlardır.

Günlük kalsiyum miktarı

Kimler Kalsiyum eksikliği riski altındadır?

Laktoz entoleransı: Laktoz entoleransı erken çocukluk yaşlarından itibaren görülebilir. Sıklıkla erişkin tipi laktoz entoleransı görülür. Belirtiler bireysel farklılıklar gösterir. Kimi hiç süt ve süt ürünü tüketemezken kimi de az miktarda (12gr laktoz - 240cc süt) tüketebilir. Fermante süt ürünleri (peynir ve yoğurt) daha kolay tolere edilir. Laktoz entoleransı olanların kalsiyum takviyesi alması kaçınılmazdır.

İnek sütü alerjisi: Süt alerjisi çocuklarda sık görülür. Tedavide önerilen, süt ve süt ürünlerinden ve içinde süt bulunan besinlerden uzak durulmasıdır. Süt alerjisi olan çocukların kalsiyum takviyesi alması gereklidir.

Yeme bozuklukları: Anoreksiya ve bulimya nervozada beslenme ileri derecede bozulur. Mutlaka kalsiyum ve vitamin takviyesi almaları gerekir.
Kemik kırıkları: Çocuklarda düşme ve çarpmalara bağlı olarak kemik kırılmaları sıktır. Hareketsizlik, kalsiyum kaybını arttırır. Kemik kırıklarının iyileşme sürecinde kalsiyumdan zengin beslenme ve kalsiyum takviyesi önerilir.

Obezite: Günümüzde dört çocuktan biri obezdir. Obez çocuklarda kemik mineral yoğunluğunda azalma (osteopeni) çok sıktır. Bu nedenle ön kol kırıkları daha sık olmak üzere kemik kırılmaları çok sık görülür. Obezlerin yağsız süt ve süt ürünleri ile beslenmeleri desteklenmeli ve kalsiyum takviyesi yapılmalıdır.

İştahsız çocuklar: Önemli bir kısmı yeterli süt ve süt ürünü tüketemezler. İştahsızlık nedeniyle süt ve süt ürünleri tüketimleri az olan veya süt ve süt ürünlerini hiç tüketmeyen çocukların beslenmesinde kalsiyum takviyesi ihmal edilmemelidir.

Yemek seçen çocuklar: Özellikle bazı besin gruplarını tercih ettikleri için yetersiz kalsiyum alımları çok yaygındır. Genellikle de süt ve süt ürünlerinde çok seçicidirler. Sürdürdükleri beslenme ile yemek seçicilikleri nedeniyle süt ve süt ürünleri tüketmeyen veya az miktarda tüketen çocuklara kalsiyum takviyesi yapılmalıdır.

Çok meşrubat içen çocuklar: Meşrubat adı verilen ve çocuklar da dahil olmak üzere çok tüketilen meşrubatların pek çoğu kafein içerir. Kafein içeren içecekler idrarla kalsiyum atılımını arttırır. Bu nedenle daha fazla süt ve süt ürünleri tüketmeleri sağlanmalı, kalsiyum takviyesi ile beslenmeleri desteklenmelidir.

Diyet yapanlar: Özellikle hekim kontrolünde gerçekleşmeyen diyet uygulamalarında, bilinçsiz diyetlerde kalsiyum alımı belirgin derecede yetersizdir. Uzun süren diyet uygulamaları sonucunda osteopeni sıklıkla ortaya çıkar. Diyet yapanların kalsiyum takviyesi almaları gerekir. 

Vejeteryanlar: Özellikle süt ve süt ürünleri tüketmeyen vejeteryanların kalsiyum takviyesi almaları gerekir.

Menopoz sonrası kadınlar: Menopozdan sonra östrojenin kemik ve kalsiyum metabolizması üzerindeki etkisi kalkınca kemik kayıpları artar. Bağırsaklardan kalsiyum emilim oranı azalır. Menopozdan sonra kadınlarda günlük kalsiyum ihtiyacı artar. Mutlaka kalsiyum takviyesi ile desteklenmelidirler.

Kalsiyum kaynakları nelerdir? Bilinen en zengin kalsiyum kaynağı süttür. Kalsiyumdan zengin diğer besinlerde kalsiyum, süt ve süt ürünleri ile mukayese edildiğinde çok düşüktür.

Kalsiyum besin miktarı
Kalsiyum alımını olumsuz etkileyen faktörler nelerdir?
Kalsiyum alımını olumsuz etkileyen faktörler arasında sık sık diyet yapma, yetersiz ve dengesiz beslenme, çok kafein içeren içeceklerden tüketme, çok meşrubat içmek, çok alkol içmek ve yetersiz vitamin D almak sayılabilir. Her yaşta günde 400 ünite vitamin D alınması ihmal edilmemelidir.

Kalsiyum emilimi (genel bilgi):
- Ağızdan alınan kalsiyumun hepsi emilmez. 
- Yiyeceklerdeki kalsiyumun yaklaşık 30%u emilir. Bu oran da yenilen besine göre değişir.
- Bir defada alınan kalsiyum miktarı 500-600 mg’dan fazla olursa emilim oranı düşer. 
- Net kalsiyum emilimi bebek ve küçük çocuklarda % 60 gibi yüksek bir orandadır.
- Kalsiyum emilimi yaşla birlikte azalır. 
- Erişkinlerde ağızdan alınan kalsiyumun %15-20'si emilir. Günlük ihtiyaç 50 yaşından sonra bu nedenle biraz daha artar.
- Kalsiyum ile birlikte alınan vitamin D, kalsiyum emilimini olumlu etkiler. 
- Besinlerde bulunan fitik asit ve okzalik asit (doğal olarak sebzelerde bulunur) kalsiyumu bağlayarak emilimini azaltır. 
Ispanak, patates, yeşil sebzeler, fasülye cinsi sebzeler okzalik asitten zengindir. Fitik asitten zengin olan besinler ise lif içeren besinlerdir (örneğin tahıllar, baklagiller ve soya). Bu besinlerdeki kalsiyumun emilimi değişkenlik gösterir. Diyetteki besin çeşitliliği bu olumsuzlukları önler. Çok çeşitli besin alanlarda bu etkileşimler önemli olmaz.

Kalsiyum atılımı (genel bilgi):
Emilen kalsiyumun bir kısmı idrarla, dışkıyla ve terle atılır. Bunu etkileyen faktörler aşağıda özetlenmiştir.
- Yüksek oranda tuz ve protein alımı kalsiyum atılımını arttırır.
- Kafeinli içecekler kalsiyumun emilimini azaltır, atılımını arttırır.
Bir fincan kahve vücuttan 2-3 mg kalsiyum atılmasına neden olur. 
Günde bir fincan kahve veya iki fincan çay tüketiminin olumsuz etkisi olmadığı gösterilmiştir.
- Alkol alımı kalsiyum emilimini olumsuz etkiler, karaciğerde aktif vitamin D sentezinden sorumlu olan enzimleri baskılayarak, olumsuz etki yapar. 
- Bol miktarda meyve sebze tüketimi, idrarla kalsiyum atılımını azaltır.

Kalsiyum eksikliği:
Kalsiyum eksikliği kısa vadede belirti ve bulgu vermez. 
Vücutta kan kalsiyum düzeyi çok hassas olarak kontrol altında tutulur.
Uzun vadede kalsiyum eksikliği kemikte osteopeni adı verilen kalsiyum eksikliğine yol açar. 
Daha sonra osteoporoz gelişir. Kemik kırıkları riski çok artar.

Kalsiyum takviyesi ve ilaç etkileşimi:
Sürekli ilaç kullananlar hekimlerine danışmalıdırlar.
 
Kemik sağlığı Kemik Sağlığı

Tüm çocukluk ve ergenlik döneminde kemik kütlesi, kemik boyutları ve kemik mineral yoğunluğu artar. Kemik mineral yoğunluğunun erişilebilecek en üst düzeyine 30 yaşında ulaşılır. Bu kemik mineral yoğunluğu insanoğlunun "kemik bankası"dır. Kemik bankası (edinilen en fazla kemik mineral yoğunluğu) 30 yaşına kadar arttırılabilir. Ancak 30 yaşından sonra artık kemikte mineral birikimi (kemik mineralizasyonu) durur. Engel olunamayan, önlenemeyen kemik kaybı başlar. Kemik kaybı, kemik mineral yoğunluğunun azalması ile sonuçlanır. Önce az miktarda iken yaşla kaybedilen kemik kaybı hızlanır ve artar. Kemik bankası ne kadar yeterli ise, osteoporoz gelişme riski de o kadar az olur. 30 yaşına kadar kemik mineral yoğunluğunun arttırılması amacıyla, 30 yaşından sonra ise günlük kalsiyum ihtiyacının karşılanması amacıyla herkes tüm yaşamı boyunca yeterli miktarda kalsiyum almak zorundadır. 30 yaşından sonra diyetle günlük kalsiyum ihtiyacı karşılanmazsa, ihtiyaç kemik bankasından çekilir ve kemikte mineral yoğunluğu azalır.